BECAUSE OF THE WHEATHER CONDITION
TOP
VIP, Yolcu Hizmetleri

“Soğuk Sandviçler”

Havalimanında Yolcu Hizmetleri Memuru olmak ve vardiyalı çalışma sistemi ile yeni bir düzene alışmak kolay değildir. Uyku düzeninizin değişmesi, çalışma saatlerinizin zorluğu, gerçekleştiremediğiniz sosyal aktiviteleriniz, katılamadığınız aile toplantıları… Alışmak zorunda olduğunuz birçok şey vardır ve çalışmaya başladığınız anda aslında hepsini unutursunuz. Çünkü karnınız acıkmıştır ve siz, bu açlığınızı gidermekten başka bir şey düşünmezsiniz. Tabi o sırada ilgilendiğiniz bir uçak ya da yolcu yoksa…

Açlığınız, vardiyalı çalışma saatleri sebebiyle zor şartlarda çalıştığınızı düşünen ailenizin ve arkadaşlarınızın bilmediği bir şeydir. Çünkü onlar, diğer çalışma düzeninde olan insanlar gibi 1 saat yemek molanızın olduğunu düşünürler. Oysa değişen vardiyalar, gün içerisindeki çalışma saatleri ve havalimanında yürütülen operasyonlar derken, o 1 saatin hiç olmadığını, hatta tek bir soğuk sandviçi yemek için nasıl çabaladığınızı hiç bilmezler. Taki siz anlatana kadar…

Sabah Vardiyası

Havalimanında çalışırken, sabah vardiyasına geldiğimizde işin yoğunluğuna göre kahvaltı saatimizi belirleyebiliyorduk. Sabahın dördünde kalkıp işe gelmek, işi bir önceki vardiyadan devir almak, operasyona hakim olmak derken, bir bakıyorduk saat 06:00’yı geçmiş. Bir şeyler atıştırmak için fırsat bulduğumuzda çok düşünmememiz gerekiyordu. Çünkü operasyonun ne zaman yoğunlaşacağı hiç belli olmuyordu. Evden getirdiğimiz ya da marketten aldığımız sandviçi hemen yiyorduk. Ofislerde genellikle birkaç kişilik gruplar halinde kahvaltı organizasyonları da yapıyorduk; ama operasyonun kendisi gibi hep hızlı olmalıydık.

Sabah vardiyası çıkış saatimiz öğle civarında olduğu için öğle yemeği yememiz çoğu zaman mümkün olmuyordu. Mümkün olduğu zamanlarda da çok hızlı yemek zorunda kalıyorduk. Çünkü normal vardiya sisteminde çalışanlar gibi 1 saat öğle aramız olmuyordu ve çıkış saatimiz yaklaştığı için hep acele ediyorduk. Bizim için önemli olan devredeceğimiz işi sorunsuz ve eksiksiz gerçekleştirmekti. Çoğu zaman işi devredip servis alanına giderken, aldığımız soğuk sandviçleri yiyorduk. Üzerimizdeki üniformalarla koca bir ekmeği ısırmak hoş bir görüntü yaratmasa da açlığa yenik düşüyorduk. Bazı günler o soğuk sandviçi bile yiyemiyor, eve gidene kadar aç kalıyorduk. Dolayısıyla sabahın altısında yaptığımız kahvaltıdan sonra öğle yemeğimizi saat 15:00 sıralarında yiyorduk. Tabi yorgun düşüp, uykuya yenilmediysek…

Akşam Vardiyası

Akşam vardiyasına geldiğimizde genellikle sabah kahvaltımızı yapmış oluyorduk. Vardiyayı devir alıp çalışmaya başladığımız anda acıktığımızı hissediyorduk. Vardiya süremiz içerisinde bir kere yemek saatine çıktığımız için bu saati akşam yemeği için değerlendiriyorduk. O da tabi operasyon yoğun olmadığı zamanlar için geçerliydi. Bir de bir önceki günün yorgunluğundan dolayı saat 12:00’ye kadar uyuyup kahvaltı etmeden, sadece hazırlanıp akşam vardiyasına yetişmeye çalışan çok arkadaşımız oluyordu. Üstelik vardiyaya geldiklerinde hemen çalışmaya başlıyor, uçaktan uçağa koşuyorlardı. Müsait olup da bir şeyler yiyene kadar aç kalıyorlardı.

Akşam vardiyaları uçuş sayılarının fazlalığından dolayı diğer vardiyalara göre yoğun geçtiği için yemekhaneye gidip rahatça yemeğimizi yemek hayal oluyordu. Kimse bu hayali kurmuyor ve vardiya başlangıcında yemek planları yapılıyordu.  Bir, iki arkadaş sıcak yemekleri paket yaptırarak dinlenme ofisine getiriyordu. Şirketin bizim için gönderdiği soğuk sandviçler de bir süre için vazgeçilmezimiz oluyor; ama sürekli aynı sandviçleri yemek, biz istesek de bünyemiz tarafından kabul edilmiyordu.

Vakit bulup da güvenliği geçip, uzun koridorları aşarak yemekhaneye ulaşabildiysek, kendimizi şanslı hissediyorduk. Ama bir sonraki uçağımız için az vaktimiz olduğunu biliyor, yemeği hızlı yiyorduk. Sonra yine koşturarak koridorları aşıyor, güvenliği geçiyor, hızla yediğimiz yemek midemize otururken çalışmaya başlıyorduk. Yani yemek yediğine pişman olmak bu olsa gerek diye düşünmeden edemiyordum.

Gece Vardiyası

Gündüz vardiyalarında arkadaşlarımızla aynı anda yemeğe gitme imkânımız olmuyordu. Olsa bile vaktimiz kısa olduğu için yemeğimizi yiyip kalkıyorduk. Ama gece vardiyalarında bazen bir bazen de iki saat boş vaktimiz oluyordu ve bu vakitlerde yemeğimizi yiyor, sohbetler ediyorduk. Bu sebeple gece vardiyalarında, arkadaşlarla bir araya gelip yemek organizasyonları sık yaptığımız şeyler oluyordu. Bazen yemekhanede, sıcak çorbalarla, kahvaltılıklarımız ve çaylarımızla; bazen ofislerde, dışardan sipariş verdiğimiz çiğköftelerle, kebaplarla; bazen de havalimanındaki cafelerde ve fast food restoranlarında, vazgeçemediğimiz sandviçlerle… Tüm haftanın yorgunluğu attığımız bu yemek saatlerinde keyfimiz yerinde oluyor, tüm hafta boyunca yaşadığımız açlığı unutuyorduk. Tabi yoğun geçen gece operasyonları haricinde…

«

»

Bir Cevap Yazın